30 Mart 2013 Cumartesi

Air Crash Investigation Reports Season 11-Episode 2


West Caribbean Airways Flight Number 708 – due to the captain’s fault
English
At first look, It was caused by Captain’s faults. Basic faults are, CRM(Crew Resource Management), Captain’s Financial Stress.
First off all today, Communication between Captain and First Officer is the most important part of flight. In the cockpit, we can see some trouble between cockpit crew. It is related with some psychologic factors. And these factors had been occured this disaster. The plane dropped from 33.000 ft due to the stall.
Major problems are;
-Captain and First Officer’s communication problem,
-The financial problems that captain’s lived,
-Lack of education,
So, What did captain do and first officer didn’t?
-If stall occured, You must push the control column forward but The captain never did.
-In any possible situation if any problem has occured, Each captain, captain or first officer have to interfere it.
Türkçe
West Caribbean Airways Flight Number 708 – Pilot kaynaklı kaza
Raporlar ilk incelendiğinde kazanın kaptan pilot kaynaklı olduğu görülüyor. Temel sorunlar,CRM(Ekip Kaynak Yönetimi,Kaptan pilotun finansal sıkıntılara girmesinin yarattığı psikolojik etkiler)
Herşeyden önce bugün her sektörde olduğu gibi CRM konusu havacılıkta da çok önemli bir konudur. Kazanın kaptan pilot ve 2. Pilot arasındaki konuşmalar kara kutuda incelendiğinde hem iletişim hem kaptan pilotun içinde olduğu psikolojik bunalımdan kaynaklandığı anlaşılıyor ve bu nedenler bir facia ile sonuçlanıyor. Uçak 33.000 feet yükseklikten otomatik pilotun uçağın hücum açısını çok arttırması, pilotların göstergeleri takip etmemesi, stall a girmesi fakat kaptan pilotun lövyeyi ileri itip uçağa hız kazandıracağına stres halinde lövyeyi geri çekmesi uçağın hücum açısının daha artmasına ve dakikalar içerisinde 33.000 feet den yere çakılmasına sebep olmuştur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise raporda first officer nekadar genç olursa olsun böyle bir durumda müdahale etmelidir olarak belirtilmiştir. 





Yorum yapmak için "Yorumlama Biçimi" kısmını "Anonim" olarak seçiniz.

3 Mart 2013 Pazar

Müzik Prodüksiyonunda Prodüktörün Rolü Serisi-1


            Performans
Müzisyenlerin müzik üretim sürecinde elbette düşünceleri olacaktır fakat bir prodüktör tamamen projenin sonunda ulaşımasını isteiği şeye kendini odaklamalıdır. Prodüktör yaratıcılık ve teşvik edici olmayı balansta tutmalıdır.  Üretim sürecinde sürekli müzisyenler üzerine iyi performans çıkarmaları için baskıcı olmamalı onun aksine bütün üretim sürecinde katalizör görevi görmelidir.
Peki bir prodüktör nasıl iyi bir iş çıkartabilir ? İşte bu altın değerinde bir sorudur. İlk olarak prodüktör kendi hislerini kullanabilmelidir. Müzisyenlerin kayıt ortamında rahat olmalarını sağlamalıdır ve yapacağı değişiklikleri bunu benimseyip yapmalıdır. Rahatlık ve kayıt ortamının konforunu etkileyen temel ögeler; ışık seviyesi, ortam sıcaklığı ve konumlandırmadır. Bunların herbiri performansa etki edecektir.
               Olaya daha teknik açıdan yaklaşmak istenirse, kulaklık miksleri ve müzisyenin; prodüktör, kayıt mühendisi arasındaki iletişim kolaylığı da performansı doğrudan etkileyen öğelerin başında gelir. Prodüktörün müzisyenlerle olan iletişimi ve onlara empati ile yaklaşmasının etkisi  gerçekten büyüktür. Bu kişilerarası özellikler tabii ki zamanla edinilen tecrübelerle kazanılır.
               Çoğu insanın müziği duygularıyla hissederk dinlemesi gibi müziği icra edenlerde eserin içine duygularını katmalıdırlar ve bu müzisyen ile dinleyici arasında bir bağlantı kurar. Bu nedenle bir prodüktör önce bunun farkında olmalıdır. Daniel Levitin’in “This is your brain on music” adlı kitabında Daniel, pianist Arthur Rubinstein’ın kayıtlarında müzik ve kayıt arasında ki duygusal ilişkiden bahsetmiştir. Arthur’un kaydın bazı yerlerinde hatalar yaptığını fakat bu kayıtlarıda kayıtlarda kullandığını belirtir. Bu duyguya, hislere dinleyen kişilerin ihtiyacı olduğunu belirtir. Sizin buradaki göreviniz ise bir prodüktör olarak müzisyeni herhangi bir bahane ile buna ikna etmektir.
               Müziksel çalışmalarda prodüktörün bir grup ve tek tek icracı üretim farklılıklarını bilmesi gerekmektedir. Roy Thomas Baker, Queen ile 70 ve 80 lerde çalışma döneminde her bir üyenin ayrı bir materyel çıkarma yeteneğinin olduğundan bahsediyor. Burada önemli olan tüm ortaya çıkarılan fikirlerin kollektif bir şekilde yaratıcılığa teşvik edilmesi olduğunu söylüyor. Baker’in Queen grubunda uyguladığı bu teknik bu günkü Queen’in soundunun oluşmasını sağlıyor. Bir prodüktör olarak elinizdeki ürünü bir heykeltraş gibi günden güne işlemelisiniz. Böylece projenin sonunda elinizde müzisyen ve prodüktör işbirliği ile meydana getirdiğiniz bir harman sağlayabilirsiniz.
               Stüdyo Performansının Önemi
Zamanlarını prova odasında ya da sahnede harcayan bir grup için stüdyoda kayıt yapmak gerçekten büyük bir deneyimdir. Dinamikleri ve hissetikleri ikisi arasında çok farklıdır. Hatta kimi prodüktörler kaydı yapılan  biri için stüdyoyu bağışlamaz ve acı verici olarak tanımlar.
               Deneyimsiz müzisyen için bir stüdyo korkutucu ve zor gelir. Müzisyenin performansı kaydedilecek, hataları analiz edilecek, şarkı yapıları değiştirilecek bunların hepsi deneyimsiz biri için çok büyük şeylerdir. Bu onların, uğraştıkları şeyin kendisinden koparılmaya çalıştığı ve büyük bir kayıt şirketi makinesi tarafından kendilerinin manipüle edilmeye çalıştığı hissine kapılmasını sağlar.
               Yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı bir prodüktör stüdyoya girmeden orada nelerin olacağını ve tavsiyelerin ne amaçla yapılacağını herşeyden önce anlatmalıdır.  Böylece müsiyen ve prodüktör arasında fikir birliği sağlanmış olur.
               Prodüksiyondan önce grupla beraber prova alanında bulunmak prodüktöre o an gördüğü performansı prodüksiyona nasıl aktarabileceği anlamında yararlı olabilir. O an dikkat edeceği bir detay belki daha sonra içine yarayabilir. Peki bunun önemi nedir ? Prova esnasında üretici grup zaman kısıtlaması olmadığı için detayları rahatlıkla üretime yansıtabilir. Prodüktörün ufak detayları not alması gerekir. Bu prodüktörün kayıt esnasında bazı sorunlara çözüm üretibilmesini sağlar.
               Kayıtlarda kulaklık seçimi de çok önemlidir. Birçok üretilmiş kulaklık çeşidi vardır. Müzisyenin duymak isteyeceği fakat duyamadağı detaylar kayıt esnasında performansını etkiler. Bunun için kulaklık konusunda deneyimli olmaktada yarar vardır. Aynı zamanda gitar ve/veya bassın kontrol odasında kendilerini yüksek seste dinlemesinde de yarar vardır çünkü her müzisyen kendini yüksek sesle duymak ister. Bununla birlikte icracının kulaklığında tam olarak ne duymak istediği de anlaşılabilir ve buna uygun çözümler üretilebilir. Kulaklık mixi her zaman için sizin duyduğunuz kalite kadar üst seviyede olmasına çalışılmalıdır. Aynı zamanda da her müzisyen ayrı ayrı mix isteyebilir. Bu kendilerini rahat hissetmek için çok önemli diğer bir unsurdur. Müzisyenlerin kulaklıkları biraz reverb eklemek onları rahatlatabilir. Hatta çoğu solist kendi sesinden nefret eder ve onu yalın olarak duymak istemez.
               Müzisyenlerin herbirinin kayıt esnasında birbirlerini görebilmesi uyum açısından çok önemlidir. Bazen mekansal olarak bunu sağlamak gerçekten zordur fakat bunun sağlanması ortama pozitiflik katacaktır. Bazı durumlarda ise cam yerine kapalı devre sistemi kullanılması, müzisyenin daha az kişinin onu izlediğini hissetmesi yarar sağlar.
               Kayıt
Günümüzde her yerde mix’te düzeltiriz görüşü hakimdir. Peki kayıt kötü olduktan sonra mix’te neyi nekadar düzeltebiliriz ? Diyelim ki kayıt ve düzeltilmesi ile ilgili herşeyi sona bıraktık. Peki kayıtlar mix esnasında önümüze geldiğinde ne yapabiliriz. Davul ve ziller edit edilebilir bölgeleri çok kısıtlıdır bir yerden sonra imkansız hale gelir çünkü düşüş noktaları hepsinin ayrı zamanlara denk gelebilir ayrıca herşeyi mixte tonlayamayız.
               Aynı düşünde kötü bir şekilde kaydedilmiş bir enstrümanın mix sırasında düzeltilebileceğine ilişkin görüştür. Evet gerçekten bügun mix’i değiştirip ona yardım edecek bir çok hardware yada software desteğe sahibiz. Bu imkanlar ile bir çok sorunumuzu mix esnasında çözebiliriz lakin ne varki kaydı en başında temiz bir şekilde almak işimizi daha kolaylaştıcak daha temiz bir sonuca ulaşmamızı sağlayacaktır.
               Kayıt esnasında karar verilmesi gereken diğer bir unsur ise grubun kayıtları nasıl istediğidir. Burada seçenekler karşımıza çıkar: eski kayıtlar gibi, modernize son teknoloji kayıtlar gibi yada her ikisinin hybrid hali. İcracıların bu istekleri sizin kayıt anında kullanmanız gereken ekipmanlara  direk olarak etki eder.
               60’larda yapılan bir kayıdı taklit etmek;mikrofon seçiminiz,ekipman tercihiniz, konumlandırma ver bunun gibi bir çok şeyde seçici ve hakim olmanızı gerektirir. Bu aynı zamanda kayır mühendisi ve sizin aranızdaki iletişim kabiliyetinin ve mühendisin kabiliyetinin de yüksek olmasını gerektirir.


Kaynak: What is Music Production (Russ Hepworth-Sawyer Craig Golding,P.187-193)
Çeviri:Salvorates





Yorum yapmak için "Yorumlama Biçimi" kısmını "Anonim" olarak seçiniz.

2 Mart 2013 Cumartesi

Spektral Müzik Temel Kavramlar ve Teknikleri İçin Rehber

Frekanslar ve notalar
Perdesi zamana dayalı olarak belirlenmiş bir ses düzenli bir şekilde her saniyede havaya bir sarkaç gibi belli sayıda baskı yapan ve baskı yoğunluğunu geri çeken çift  (+, -) yönlü titreşim kümesidir. Bu değer Hertz (Hz) birimi ya da saniyedeki çevrim sayısı olarak ifade edilir.
Eşit Tampere Sistemi
Eşit tampere sistemi temel olarak bir oktav ses aralığının logaritmik olarak 12 parçaya bölünmesi ile meydana gelir. Buradaki "Oktav" kelimesi iki nota arasındaki uzaklığın temel notanın frekansının iki katı olmasıdır. Buna göre A4; saniyede 440 çevrim yapan bir titreşim kümesi ise yani saniyede 440 hz lik bir dalga oluşturuyorsa A5 notası 880 hz bir dalga oluşturması gerekmektedir. Aynı zamanda A3 notasına ulaşmak için A4 notasının frekansını 2'ye bölersek A3 220(440/2) hz'i bulabiliriz. 
Mikrotonal skalalar da aynı prensibi izler, fakat burada bir oktav'ın bölünmesi eşit olmayan 24 logaritmik parçayı içerir.
Mikroton
Spektral kompozitörler için mikrotonlar belirli bir kalıbın içine girmiş değillerdir. Bunun yerine spektral müzikte mikroton yaklaşımı oluşabilecek(algılanabilir) en yakın müzikal aralıktır.
Additive(Ekleme,Bindirme) Sentezleme 
Bu teknikten en basit ses dalgası sine(sinüzoid) dalga kullanılır. Bu dalga formu en basit dalga olarak çünkü sinüzoid dalga sadece üzerinde periyodik olarak kendine ait frekansın osilasyonunu taşır. Sinus dalgasının bu özelliği onu hem ayrıştırılmak(subtractive) için hemde birleştirmek(additive) için elverişli kılar. Fourier Transform'u bu periyodik dalga formunun sınırsız sayıda sinüs dalgası meydana getirebileceğini belirtir(Fakat bazı durumlarda bu sınırlı kalabilir). 
Additive sentezleme yöntemi çok sayıda sinüs dalgasının birleşimi ile kompleks bir ses oluşturma prensibi ile çalışır. Bu teknik teoride çok güçlüdür. Bu sentezleme yöntemi sayesinde herhangi bir ses teorik olarak üretilebilir. Pratikte ise bu kadar basit değildir. İyi bir sentezleme elde etmek için çok büyük boyutlarda datalar(üst üste eklenmesi gereken dalga) kullanmak gerekmektedir. Bu yüzden ulaşılan ses genelde hep basit ve değişmez sabit olur. Bu sayede herhangi bir sesi yakından dinleyip kulağımız yada analizör yardımı ile parçalara ayırıp kolayca sinüs dalgalarını birleştirip genel tını ve ses rengini elde edebiliriz.
Enstrümantal veya Orkestral Sentezleme
Additive sentezlemenin temel olarak kullanıp onu orkestrada değişik şekilde kullanmak ve küçük parçaların birleşimden kompleks sesler elde etmek yoluyla enstrümanların tınılarını radikal bir şekilde değiştirme yaklaşımı bestecilere kompozisyon, armoni ve orkestrasyon tekniklerinde yeni ufuklar açmıştır. Herbir bileşen bir enstrümanın karmaşık spektrumlarında çalınmıştır. Böylece sonuç orjinal modelden farklıdır. Böylece çalınan çalgıya uyumlu değişik boyutlara ulaşılmıştır. Bu çalgıya zengin tını ve çeşitlilik sağlamıştır. Bütün bahsedilen yöntemler sonuç olarak spektral bestecilerde elektronik ve akustik müziğin bir arada kullanılabileceğini göstermiştir.
Armonik (Overtone) Diziler
Armoniklerin matematiksel olgularla kullanımı ilk Yunanlılara dayanır. Bu temel frekans ve diğer bileşkelerin ilişkisine dayanır. İlk çalışmalar monochord ile armonikler üretmeyle başlamıştır daha sonra ise Helmholtz çalgıların belirli perdelerinde bu armonik selen frekanslarının oluşabildiğini göstermeyi başardı. Yöntemi ise temel frekans * x. Yani; temel frekansımız 440 ise 440 frekansınız birinci seleni 440*2=880hz, 5. seleni 440*6=2640 hz dir. 
Armonik Spektrum
Tiz sesler temel frekansın karmaşık bileşenlerin sonucu meydana gelir. Bu çeşitli bileşenlerin bağıl genlik seviyeleri renk yada tınıyı belirler. En basit armonik spektruma sahip olan sinüs dalgası sadece bir tek temel frekansa sahiptir. Buna rağmen, birçok ses temel frekansın birçok farklı sayıda bileşeninden oluşur. 
Enstrumental Spektrum
Batı enstrümanları çok temiz harmonik aralığında geliştirilmişlerdir. Fakat ne olursa olsun fiziksel olarak bu çalgıların tınısını tamamen armonikler oluşturmaz. Bu çalgılara otomatikman eklenen gürültüler(nefes sesi, yayın çekilmesi) tınısını değiştirir. Çalgıların tınısına etki eden diğer önemli faktörler ise; bağıl genliğe karşı çalgının ürettiği selenler, zamana karşı çalgının verdiği tepki(Attack,Release,Sustain vb.) , ve çalgıların ani ataklarıdır.
Bağıl Genlik Seviyesi ve Çalgıya Etkileri
Her enstrümanın farklı oktavlarda farklı bağıl genlik seviyeleri üretmesi bu enstrümanın her notada farklı selenler kazanmasını sağlar. Flüt incelendiğinde temel frekansı zayıftır ve flüt'ün alt registerları fazla selen frekansı üretmediği için orkestra içerisinde flüt'ün maskelenmesine yol açar. Bu her çalgının tınısıyla değişen karakteristik özelliğini yansıtır ve her çalgıda farklı spektral bölgeler de karşımıza çıkar. Bunda etkisi en büyük olan bileşen ise formant yani çalgının kendisine has rezonans sisteminden kaynaklanan fiziksel faktörleridir.
Formantlar
Fiziksel bir yapı titrediğinde, hareket belirli bazı frekans bantlarında bir ölçüde filtrelenir. Bu neden belirli çalgıların belirli frekanslarının vurgulandığı yada maskelendiği sorusunun cevabıdır. Bunun için ne olursa olsun her çalgının belirli bir frekans bandı titreyen üst frekansların alt frekansları ve/veya alt  frekansların üst frekansları tetiklemesine yol açar. İnsan sesi aynı zamanda bu bağlamda önemli ayrıntılara sahiptir. Kasların değişken fiziksel parametrelere sahip olması (ağız ,boğaz, burun boşlukları) her biri farklı formant türlerini karşımıza çıkarır. Bu farklılaşma bizim ünlü sesleri duymamızı sağlar ve her ünlü ses farklı bir formanta sahiptir. Bir sopranonun zor anlaşılmasının sebebi ilk temel frekansın, formanttan daha yüksek bir frekansa sahip olmasından dolayıdır. 
Zamana Bağlı Zarf ve Spektrum İlişkisi (ASR, Atak, Sustain ve Release)
Önceki bölümler çalgılarda durağan sabit bir genlikten bahsedilseydi ancak doğru kabul edilebilir fakat çalgılarda atak durağan evre ve sönüş evresi vardır(ASR). Bu değişimlerde genliğe bağıl bir enerji değişikliği sağlar ve bu mili saniyeler içerisinde gerçekleşen fiziksel olaylar çalgıların tınısına doğrudan etki eder. Bu anlık değişimler çok karmaşık ve modellenmesi zordur. Bunun için dinamik analiz edilmesi gerekir. En basitinden bir davul incelenecek olunursa; atak zamanı vurmalı çalgı olması nedeniyle çok kısadır ve genliği bir anda yükselir durağanlık ve uzama devresi ise yok denecek kadar kısadır. Zarf ve spektrum ilişkisini daha karmaşıklaştıracak olursak; metal perküsif bir çalgıya ilk vurulduğu zaman üst frekansların sonlara release ve sustain zamanlarına doğru alt frekanslarının vurgulandığı görülür. Bu akışın bozulması çalgının tınısının anlaşılırlığını kaybettirir. Birçok spectral besteci için ise bu da eserlerinde kullanabilecekleri yeni bir teknik demektir.
Ani Ataklar
Çalgıların tınısı ile ilgili bir başka önemli detay ise geçici olup stabil olmayan ataklardır. Bu ataklar tınının ilk kısımlarına renk katar. Genellikle parazit yada gürültü oluşturur. Keman telinin çekilmesi sırasında yada piyano tuşesinin ilk zamanları buna örnek olarak verilebilir. Bu kısımların analiz edilmesi zor olsada tınının algılanması için çok önemlidir(bu kısmın çalgının tınısından çıkarılması çalgının tanımlanmasını çok zorlaştırır). Aynı zamanda bu ataklar parlaklık yada zarf kadar önemli olmadığı için tınıyı oluşturmada aranmasa da olur fakat bazı besteciler elektronik yada akustik çalgılarda sıklıkla bu konunun üzerinde dururlar. 
Karmaşık Armonik İçeren Çalgılar
Bazı çalgılar yukarıda bahsedilenden farklı selenler üreterek non-harmonic gruba girerler. Maracas, Guiro vb. Bu çalgıları sentezleme yaparken  her frekans bandında eşit güce sahip olan white noise(beyaz gürültü) den faydalanılır. Belirli bölgeler band-pass filtre uygulanarak sentezlenirler. Başka çeşit karmaşık armonik yapıları olan çalgılarda kendine has yöntemlerle sentezlenebilmektedir(Zil vb.).
Suni Armonik Spektra
Yukarıda verilen örneklerde besteciler hep Helmholtz'un yöntemini kullanıp tınıları çalgıların tınıları gibi duyurmayı amaçlamışlardır. Suni armonik ile besteciler birçok tınıyı birbirine karıştırıp sonsuz doğal olmayan çalgılar elde etmişlerdir.
Bozulmaya Uğratılmış Armonik (Distortions)
Yukarda bahsedildiği gibi birçok çalgı mükemmel armoniklere sahip değiller. Helmholtz kuramına göre x sayısı 1 veya katları şeklinde olmalıdır. Bu zorundalık bozulduğu taktirde doğal armonikleşme bozulur. Besteciler bu kuramı değişik şekilde kullanıp temel frekansı 1 den küçük yada büyük ondalık değerler(1.1 , 0.93) ile çarpmış ve çeşitli doğal olmayan fakat müzikal bakımdan kullanılabilecek sesler türetmişlerdir.
Yeri Değiştirilmiş(Shifted) Spectra
Bu tip modellemede de bozulmuş spektra gibi Helmholtz kuramının dışına çıkılmış selen frekansı için frekans*x formülüne birde armoniklerin yerini değiştirecek kaydırma frekansı eklenmiştir. Yani; x*fundamental fr+kaydırma değeri.
Modülasyonlar
Buraya kadar hep fizikçilerin basit salınımı üzerinden bahsedildi. Basit salınım tek bir periyodik elementin dalga formu oluşturmasıdır fakat yine de bu element 2 veya daha çok dalganın birleştirilmesi ile dahada karmaşık bir hale getirilebilir.
Genlik Modülasyonu (Amplitude Modulation-AM)
Bu tip modülasyon türü, AM tipi radyolarda kullanılır aynı şekilde bu kullanım türü müzikte genlik vibratosu yani flüt çalgısının yaptığı vibrato türüyle eşdeğerdir. AM aynı zamanda  çalgıların tınısal spektral akışı ile de çok önemli rol oynar. Doğada birçok ses sürekli değişken genlik değerine sahiptir. Bu teknik karışık zarf üreten üretici devreler veya LFO(Low frequency oscillator) devreleri tarafından modellenmiştir. LFO devreleri çeşitli dalga form türlerinden 20 hz ve daha az sayıda çevrim üreten devrelerdir. İşitsel olarak 20 hz in duyulabilir olması imkansızdır. Eğer 20 hz den daha çok çevrimli dalgalar ile yapılmaya çalışılırsa dalga içinde yeni duyulabilir parçalar oluşmaya başlar. 
Frekans Modülasyonu (Frequency Modulation-FM)
Frekans modülasyonu müzikal uygulamalar içinde en çok kullanılan modülasyon türüdür. En basit olarak, FM pitch vibrato yani yaylı bir çalgı icracısının parmaklarını perdenin üzerinde oynatması ile elde ettiği modülasyon türüdür. John Chowning, 1970'lerde bu tekniği geliştirmiştir. FM' e göre taşıyıcı(Ana sinyal,Carrier) bir module(modulator) edici sinyal tarafından (20hz den daha çok çevrim yapan duyulabilir) modüle edilir. Bu modülasyon tipi oluşturulan modüle edilmiş dalgada ana frekans yanında side band(yan frekans)'lar oluşturur. Örneğin 100 hz'lik bir sinyal 50 hz bir sinyal ile modüle edilecekse 100hz + ve - olarak yanlarına side band frekanslar ( 50 hz, 100hz ) alır. Bu modüle edici sinyalin ana sinyale olan uzaklığı modülasyonun derinliğini belli eder. Side band oluşan frekanslar taşıyıcı sinyalin frekanslarının bağıl genlik değerlerine tabiidir. Bu nedenle FM ile oluşturulan sinyaller 2 osilatör yardımı ile gayet tatmin edici sesler üretebilirler. Bu işlem additive ile yapılırsa düzinelerce osilatöre ihtiyaç vardır. Bu verim Yamaha'nın DX serisi synt modellerine yansımıştır. Aynı zamanda besteciler de enstrümantal tınıları FM ile modellemişlerdir. FM modülasyon matematiksel olarak şu şekilde ifade edilir: Frekans=taşıyıcı+(+ve- index*modülator). Burada index selen sayısıdır ve 0,1,2 ile ifade edilir. Örneğin 440 hz taşıyıcı, 100 hz modülatör sinyal için 1. selen + değerinde 540, - değerinde 340 tır. 2. seleni +640,-240 dır. Eksi yönde oluşan selen fazın - ye dönmesiyle fazı çevrilmiş olarak duyulmasının dışında + olan değer ile aynı duyulur. 
Ring Modulation
Ring modülasyon sentezleme yöntemi, elektro akustik olarak daha karmaşık sesler üretilmesini sağlar. Uygulama mikrofon ile kaydedilen bir sesin sinüs dalga üreten bir oscillator tarafından modüle edilmesiyle yapılır(Ör.Stockhausen, Mixtur ve Mantra eserleri). Fm ile arasındaki en büyük fark ise taşıyıcı yada modüle eden diyen hiyerarşik bir düzenin olmamasıdır. RM'da iki sinyalde birbirlerini modüle edip, birbirlerini sentezleyebilirler. İkisinin birleşimi yada birbirinden çıkarılması ile ses üretilebilir. İki ses dalgası da birçok bileşen içeriyorsa, sonuç olarak muazzam sayıda kombinasyonda tonlar üretilir. İki ses dalgasının armonikleri standart dışı dizilim içeriyorsa çıkan sonuç kolaylıkla gürültüye dönebilir. 
Spektral Analiz - Fourirer Dönüşümü
Fransız matematikçi Jean Baptiste Joseph Fourier e göre genliği ve fazı değişik olan karmaşık sinus dalga toplamından herhangi bir periyodik dalga formu ayrıştırılabilir. Teoride, bu dalga formları sonsuz olmalıdır fakat pratikte mükemmelliği yakalamasada birkaç periyot'un stabil olması yeterlidir. 
Sonogram
Sonogramlar grafiksel olarak zaman, frekans ve genlik seviyesini gösterir. 


Çeviri: Salvorates

Yorum yapmak için "Yorumlama Biçimi" kısmını "Anonim" olarak seçiniz.

1 Mart 2013 Cuma

Having Some Fun..


Bir Fikrim Var-dı- Zumbara.com


İmece biçimde paranın hiçlik yarattığı herkesin bilgisiyle eşit olduğu bir fikir geldi dün akşam aklıma ve bunla ilgili araştırma yaptım. Asıl amacım böyle bir portalı kendim kurabilmekti. Videoyu izleyin arkadaşlar dünyada karşılaşabileceğiniz belkide en güzel yaratıcılık örneği ile karşılaşacaksınız. Zaman takası! Nedir ? Şudur senin fotoğrafçılık ile ilgili bilgin var ve gitar dersi almak istiyorsun. Sorunsalın para!! Çözümün zumbara.com ! Bu site senin 1 saatlik emeğini yani fotoğrafçılık dersi almak isteyen birine 1 saat ders vermen taktirde sana 1 saatlık gitar dersi alabilmen için zaman veriyor. Sosyal Zaman ve Beceri takası. Umarım hepinizin ufkunu açacak bir yardımım olur.